O Benim Karnem Değil

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür.
– “Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş” diye düşünür ve oğlunu yanına çağırır.
– Getir bakayım şu karneyi.
– Al babacığım…
Adam karneye bir bakar, beden eğitimi ve resim dışındaki bütün dersleri sıfır. Çok sinirlenerek söylenmeye başlar :
– Bu nedir oğlum, bir dediğini iki etmiyoruz. Bilgisayar dedin bilgisayar aldık, tablet dedin aldık, telefon dedin aldık, İngilizce kursu dedin İngilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı bile yok. Ne bu notların hali, rezil şey. Çocuk sakince babasına cevap verir :
– İyi ama babacığım o benim karnem değil ki, senin eski kitaplarını karıştırıyordum. Kitapların arasından senin ortaokul karneni buldum :)

Fıkrayı beğendiyseniz en komik karne sözleri ni okumak için tıklayın.

Hayat Dersleri – Varan – 1

Soğuk bir kış günü kuşun biri havada salak salak uçuyormuş. Hava çok soğuk olduğundan dayanamamış ve karın üstüne sere serpe düşmüş. Kanatları ve vücudu donmak üzere olan kuşumuz ölümü çaresizce beklemeye başlamış. Tam o esnada oradan geçen bir inek gelip üzerine pisletmiş. Kafasına kadar inek pisliğine bulanmış. Kuş buna çok sinirlenmiş ama kalkıp da ineği dövecek hali yok ya. O anda ilginç bir şey olmuş. Pisliğin sıcaklığıyla vücudu ısınmış ve kanatları çözülmüş. Acayip sevinmiş kuşumuz ve pisliğin içinde mutlu mutlu ötmeye başlamış. Bu mutlu ötüşleri duyan bir kedi gelip inek pisliğini eşeleyip kuşu çıkarmış. Kuş kendisini pisliğin içerisinden kurtaran kediye tam teşekkürlerini sunacakken kedi tutmuş bunu yemiş. Bu olaydan çıkaracağımız sonuçlar aşağıdadır :
Ders 1-) Her üstüne pisleyeni düşmanın sanma!
Ders 2-) Her pislikten seni kurtaranı dostun sanma!
Ders 3-) Bokun içinde mutluysan ses çıkarma! :)

Bu hikayeyi beğendiyseniz yukarıdaki butonlar yardımıyla whatsapp yada facebookta arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın.

Geçmişten Günümüze Tıp

M. Ö. 2000…… Al bu otu ye.
M. S. 1000…… O ot kötü,gel bu duayı oku.
M. S. 1250…… O dua batıl inanç, al bu iksiri iç.
M. S. 1500…… O iksirin ne faydası var, al bu hapı yut.
M. S. 1750…… O hap etkisiz, al bu antibiyotiği iç.
M. S. 2000…… O antibiyotik kimyasal, al bu otu ye.

Sobanın gizemi

Beş bilim adamından oluşan bir heyet araştırma yapmak için bir köye gitmiştir.. Birden yağmur
bastırır.Yakındaki bir eve sığınırlar. Ev sahibi misafirlerine bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır.Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altına taşlar dizilmiş olarak kurulmuştur. Bilim adamları sobanın neden böyle kurulmuş olabileceğine dair varsayımlarda bulunmaya başlarlar ..
Kimyacı, -adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece sobayı daha kolay yakmayı amaçlamış.Fizikçi, -adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.Jeolog, -burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir
deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış. Matematikçi, -sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.Antropolog, -adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif
biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş. Bu sırada ev sahibi içeri girmiş beş bilim adamı merakla sobanın neden bu şekilde taşlar üzerine kurulduğunu sormuşlar.
Adam cevap verir:
– Boru yetmedi.