Dünyanın en kısa fıkrası (n.f.k.)
İki kadın sessizce oturuyorlarmış
(Necip Fazık Kısakürek’ ten en kısa fıkra)
Kötü haber
Doktor hastasına aylar süren tahlillerin sonuçlarını açıklamaktadır.
-Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var… Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış. Adam yıkılır ve doktora dönüp :
- “Hayır olamaz! Fakat, fakat bundan daha kötü ne olabilir? Doktorun yanıtı kısa olur :
-Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum…
Hırsız
Kaçan bir hırsızı yakalamak için bütün karadeniz emniyeti seferber olmuş. Hırsızın 2 profil 1 adette vesikalık resmi dağıtılmış. İki gün sonra Samsun emniyetinden mail gelmiş, “Hırsızlardan 2 tanesini yakaladık,1 tanesinide yakalamak üzereyiz”
100 hamsi fıkrası
Dursun Temel e sormus :
- Uşagum oruçli oruçli kaç hamsi yiyebilursun daaa? Temel :
- 100 tane yerim… Dursun :
- Hadi oradan ula, yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin… Bu espri Temel in acayip hoşuna gitmiş.
Yolda Cemal’ i görmüs ve hemen sormuş :
- Uşagum oruçli oruçli kaç hamsi yiyebilursun? Cemal :
- 50 tane yerum ben… Temel :
- Tüh be uşagum 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum…
Doktor ile avukat
Bir gün avukat ile doktor kaza yapmışlar. Aracından inen avukat doktorun arabasının yanına giderek, geçmiş olsun bir şeyin var mı demiş. Doktor :
- Önemli bir şeyim yok, ufak tefek sıyrıklar var demiş. Avukat arabadan bir içki çıkarmış ve doktora:
- Çek bir fırt rahatlarsın, Doktor:
- Sağol, demiş ve biraz içtikten sonra:
- Sen de alsana, demiş. Avukat:
- Yok ben polisler geldikten sonra alacağım
Yeni yıl
+ Yılbaşına geliyormusun kanka?
- Gelirim kanka, hangi gün?
+ Tamam kanka, sen nasılsan öyle kal!!
Gönderen : Zeynep
+Gelirim hangi gün??
-Tamam kanka sen nasilsan öyle kal…
2 Yıl garantili
Temel bir doğa sporları mağazasında çalışmaktadır. Bir gün içeri bir müşteri girer ve bir adet paraşüt almak istediğini söyler. Nasıl kullanması gerektiğini bilmediğini ekler. Temel de başlar anlatmaya: Efendum, atladıktan sonra haçan ilk bu ipi çekeysun.Paktun açilmadi,o zaman ha pu ikinciyi çekeysun.Adam merakla sorar:Peki ikinci paraşut te açılmazsa…
Temel cevap verir:Punlar iki yıl carantilidur,cetir değiştiriruz:)
Gönderen : Erkan ERTENER
Melek
Adamın biri tam uçağa binecekmiş, arkasından bir ses duymuş: -sakın binme uçak düşecek- Adam dönüp bakmış kimse yok. Allah allah demiş. İçinede bir kurt düşmüş, binmekten vazgeçip diğer uçağı beklemiş. O arada acı haber gelmiş : -Uçak düştü bütün yolcular öldü- Ertesi gün trenle gideyim en iyisi demiş, tam trene binecek yine aynı ses – sakın binme tren raydan çıkacak demiş.- Dönüp bakmış arkasına yine kimse yok. Neyse demiş binmiyeyim en iyisi. Akşam trenin haberi gelmiş, raydan çıktı diye. Adam şükretmiş. Ertesi tam otobüse binecek yine aynı ses – Sakın binme, otobüs kaza yapacak.- Adam bakmış yine kimse yok, sinirlenip bağırmış : Kimsin lan sen… Aynı ses tekrar duyulmuş. – Ben senin iyilik meleğinim.- Adam dahada kızmış : ee ben evlenirken neredeydin o zaman
Hepimiz kardeşiz :)
Ahmet okuldan bir gözü morarmış bir şekilde dönünce annnesi sordu, oğlum hayırdır nedir bu halin?
- Furkan ile kavga ettik anne, bende yarın onun gözünü morartacağım. Annesi :
- Oğlum sakın haaa, kavga etmeyin, ben sana yarın börek, pasta veririm, birlikte yersiniz ve barışırsınız. Ahmet diyerek ertesi gün okula gitmiş. Döndüğünde ise diğer gözüde morarmış. Annesi yine sormuş oğlum yine ne oldu?
- Arkadaşım daha fazla pasta ve börek istiyor anne
Yalan Makinesi
Adamın birisi bir yalan makinesi satın alarak evine götürmüş. Evin baş köşesine koymuş ve kim yalan söylerse makinenin öteceğini söylemiş. Akşam yemeğine oturmuşlar. Babası oğluna :
- Bugün okulda neler yaptın bakalım demiş. Oğluda :
- Herşey yolundaydı, okula gittik geldik işte demiş. Bunun üzerine makine biiiiippp diye öterek uyarmış Çocuk dayanamamış itiraf etmiş :
- Arkadaşlarla sinemaya gittik, o yüzden okulu astım demiş. Babası sinirlenerek:
- Ben senin yaşındayken sinema nedir bilmezdim diye bağırınca, makine yine başlamış, biiiiiiiipppp diye ötmeye. Bunun üzerine anne gülerek :
- Al işte senin oğlun ne olacak, babasının oğlu deyince, makine başlamış ötmeye : biiiiiiippppp biiiiippppp biiiiiiiippppppp….
:):):)
Zıpır Bilmeceler
Doktor ile avukat arasında ne fark vardır
- Biri önce soyar sonra dinler diğeri önce dinler sonra soyar
Sünnet
Bir gün karadenizde bir konferans düzenlenir. Konferansa konuşmacı olarak Amerikalı ünlü bir bilim adam davet edilir. Amerikalı 1 hafta önceden gelir ve halkla kaynaşıp güzelce zaman geçirir. Amerikalı ile bizimkiler hemen hemen her konuda anlasirlar ve uyum icinde konferans biter. Ayrılık günü gelir ve bizimkiler ne yapalımda biz bu adam teşekkür edelim diye düşünmeye başlarlar. Aralarinda toplanirlar, baskan konunun onemini vurgulamak icin der ki:
- Biz bu Turk dostu, degerli bilim adamina nasil bir hediye alalim ki bizi unutmasin? Hem kullanisli birsey olsun, hem de her baktiginda ve her eline aldiginda bizi hatırlasin?” Salonda kisa bir sessizlik olur, arka siralardan Temel elini kaldirir:
- ”Sunnet ettirelim..!”



(Ortalama : 3,56, Toplam 443 oy)
