Yavaşla
Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor… Bakmış bir tabela: “YAVAŞLA 80 km.” Hızını o an 80′e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: “YAVAŞLA 60 km.” Temel 60′a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: “YAVAŞLA 40.” – “Yolda çalışma var galiba!” deyip 40′a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: “YAVAŞLA 1…5 km.” Talimata uyarak 15 km.’ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: “YAVAŞLA’YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500″
:D
Sağır ve dilsiz tetikçi
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. seçtigi adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına çağırdı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Te…rcüman işaretle sordu:
- “Para nerede?” Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
- “Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiginizi anlamıyorum.” Tercüman tercüme etti:
- “Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. ” Baba 38′liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beyninedayadı:
- “Şimdi sor bakalım, para nerede.” Tercüman işaretle sordu:
- “Para nerede?” Sağır
-dilsiz kan ter içinde isaretle yanıt verdi:
- “Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacınn kovuğunda yüz bin dolar var.”
- “Ne söyledi?” dedi Baba. Tercüman yanıtladı:
- “Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g*t istermiş.”
Huriye, Duriye, Nuriye
Huriye Nuriye ve Düriye 75-80 yaslarinda çok eski üç arkadastir. Birgün Huriye Nuriye’ye telefon eder ve Düriye’ye gitmeye karar verirler ve giderler.
Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler. Biraz sonra Düriye yine :
‘Ay kusura bakmayin unuttum birer kahve yapayim da içelim’ der.
Huriye ve Nuriye birsey demezler ve içerler. Aradan biraz zaman geçer. Düriye yine :
‘Size bir kahve bile yapmadim hemen yapayimda içelim’ der ve yapar getirir.
Bizimkilerde yine itiraz yok. Aksama dogru Huriye ve Nuriye kalkarlar yola düserler. Yolda bastonlari ile yavas yavas yürürken aralarinda su konusma geçer;
Huriye :
‘Kiz Nuriye gördün mü Düriye’yi..!!! Ne kadar pinti olmus. Bize bir kahve bile ikram etmedi’
Nuriye :
‘Kiizzz Düriye’yi ne zaman gördün??
Fakir Temel
İlkokulda 3 Laz Öğrenci Bebeklerin Nasıl dünyaya geldiğini konuşuyolarmış..
Dursun şöyle demiş: -Pizum ailede bebekleri hep leylekler geturur..
Fadime şöyle demiş: -Bizde bebekler gül bahçesinden çıkar..
Temel de şöyle demiş: -Piz fakiriz..Pizde bebekleri annem kendisi yapayi..
Beşiktaş Fıkrası
Bir GS’li, bir Fener´li ve Beşiktaş´li Arabistan’da yasak olmasina
ragmen bir otelde içki içerken yakalanirlar… Mahkemeye çikarilirlar…
Karar IDAM… Itiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasina
çevrilir. Ama o
gün, bayrama denk geldigi icin Prens Hazretleri cezayi kaldirip
hepsine 20
kirbaç ceza verir. Bizimkileri sempatik buldugu için de bir kiyak daha
yapip herkese cezasini hafifletmek için bir istek hakki tanir.
GS’li: “Sirtima bir yastik baglayin” der. 10 kirbaçtan sonra
yastik paramparça olur ve pek fayda etmez. Uyanik Fenerbahçe’ li bunu görünce:
“Sirtima iki yastik baglayin” der. Ama iki yastik bile 10 kirbaca
dayanmaz.
Sira Beşiktaş liya gelince Prens Hazretleri: “Bak ben de
Beşiktaş’ liyim!!! Sana ceza vermek istemezdim ama ne yaparsin kurallar böyle..Bu
yüzden sana iki istek hakki veriyorum” “Peki” der Beşiktaş’ li:”O zaman
bana 40 kirbaç vurulsun”. Herkes saskina döner. Prens Hazretleri: “Peki
ikinci istegin nedir?” diye sorar… Beşiktaş’li gülerek:
“FENERBAHÇE´liyi sirtima baglayin
Temel ve öss sınavı
Temel ÖSS’ye girmiş..Sınava hiç hazırlanmadığı için yazı tura atıp cevaplıyormuş..2 saat geçmiş ve çoğu öğrenci sınav kağıtlarını teslim edip çıkmışlar ama Temel hala tura-yazı atıyormuş.Gözetmen Hoca yanına yaklaşmış ve :
- Ula Temel bütün sorulara yazıtura atıyorsun ve hala bitmedi mi ?
- Hocam bir saat önce bitirdim hepsini..Şu an cevaplarımı kontrol edeyrum..
Bilgisayar kadın mı erkek mi?
Amerika’da kadınlar ve erkekler bilgisayarın dişi mi yoksa erkek mi olduğunu tartışıyorlarmış…
Kad…ınlar bu aletin erkek olduğunu savunmuşlar:
“Cünkü” demişler, “bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için yaratılmış olmalarına rağmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun yaratarak geçirirler… Daha da önemlisi, bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi görüp pişman olursunuz….”
Erkekler tabii tam ters görüşte…
“Bilgisayar dişidir” diyorlar, “çünkü onun mantığını yaratıcısından başka hiç kimsenin anlaması mümkün değildir, bu bir. Yaptığınız en küçük hatayı bile derhal hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar bu ikiii… Ve bir bilgisayar aldıktan kısa bir süre sonra fark edersiniz ki, bir o kadar daha parayı ona gereken aksesuarlar için harcamaktasınız, bu da üüüççç…”
Karın mı devletin mi?
Birgün büyük bir oluşum her milletten ajan seçmek üzere da…ha önceden belirlenmiş kişileri görüşmeye çağırmış.. Önce Amerikan’ı odaya almışlar ve sormuşlar, “Karın mı, devletin mi??”
“Devletim” demiş Amerikan hiç düşünmeden..
“İyi” demişler.. “O zaman al şu silahı ve yan odadaki karını öldür”
Amerikan silahı almış.. Sonra birden durmuş ve “Yapamayacağım” demiş..
Fransız’ı almışlar odaya, “Karın mı, devletin mi??”
“Devletim” demiş..
“İyi” demişler.. “Al şu silahı.. Karın yan odada.. Git ve onu öldür..”
Fransız silahı almış, kapıya gitmiş.. Sonra birden durmuş “Yapamayacağım” demiş..
Temel’i çağırmışlar.. “Karın mı, devletin mi?”
Temel hemen yanıtlamış, “Devletim”
“Al şu silahı, yan odadaki karını vur”
Temel silahı almış, yan odaya geçmiş.. Odadan önce bir silah sesi ardından da kırılan camın sesi gelmiş..
Temel odadan çıkınca sormuşlar “Ne oldu?”
Temel yanıtlamış, “Verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı.. Ben de karıyı camdan attım..”
Cübbe Fıkrası
Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus işareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi… “Hanım ucuz kurtulduk. Ya içinde ben olsaydım!” der.
Haspaya da yakışıyor
Hoca Nasreddin camide vaaz verir: – “Sakın ola karınız, kızınız süslenip püslenip açık saçık kıyafetlerle sokağa çıkmasınlar.” – Ama hoca senin kız hepsini de yapıyor”, diye biri itiraz eder. Hoca da: – “Ama haspaya da yakışıyor değil mi?”
Herkes Haklı
Kadılık yapmakta olan Hoca davalıyı dinler, “Haklısın!” der. Davacı hemen atılır ve olayı uzun uzun anlatır. Dikkatle dinleyen Hoca ona dönerek, “Sen de haklısın!” deyince, yardımcısı Hoca’ya, “Hocam ikisine de haklı dediniz, bunlardan biri haksız olmalı.” Hoca düşünür ve yardımcısına, “Doğrusu sen de haklısın!” diye karşılık verir.
Kayserili ve Cin Fıkrası
GÖZLERİ GÖRMEYEN ,BEKAR VE FAKİR KAYSERİLİYE BİR CİN ÇIKAGELMİŞ.-BENDEN BİR ŞEY DİLE,YERİNE GETİRECEYİM;FAKAT TEK BİR ŞEY DİLEME HAKKIN VAR DEMİŞ.KAYSERİLİ DÜŞÜNMÜŞ,TAŞINMIŞ….GÖZLERİNİMİ İSTESİN,ZENGİNLİK Mİ İSTESİN,EVLENMEK Mİ İSTESİN….SONUNDA CİNE ŞUNU DEMİŞ: Devami»


(Ortalama : 4,59, Toplam 68 oy)
(Ortalama : 4,07, Toplam 30 oy)
