Karne
Karne günüydü . Küçük oğlan okuldan eve gelince annesi sordu oğlum karnen nerde . Oğlan tüm haşarılığıyla cevaplar arkadaşıma verdim babasını korkutacak …
Kısaca Kevser
İmam Hatip Lisesinde teftiş yapan bir müfettiş sınıflardan birine girer ve bir öğrenciyi kaldırarak sorar adın ne evladım , Fatih der öğrenci . Müfettiş peki fatih bize fatiha süresini okur musun demiş , çocuk okumuş ve bitirmiş . Sonra müfettiş başka bir öğrenciyi kaldırarak sormuş senin adın ne evladım çocuk adım yasin efendim ama arkadaşlar bana kısaca kevser der …
Nezaket Dersi
Nezaket dersi veren öğretmen öğrencilerine ; çok lüks bir lokantada harika bir kızla yemek yiyorsunuz fakat o sırada çişiniz geldi bu durumda kız arkadaşınıza ne deyipte izin istersiniz diye sordu . Öğrencilerden biri lafı dolandırmadan direk çişim geldi gitmem gerek derim demiş . Öğretmen çok ayıp olmaz öyle şey demiş . Başka bir öğrenci özür dilerim ama tuvalete kadar gitmem gerek derim demiş . Öğretmen daha memnun olmuştur ama yine de yeterli gelmemiştir . Arka sıralardan fırlama bir öğrenci ayağa kalkıp gözlerini kısar karizmatik bir bakışla bebeğim benim vefakar bir dostumla tokalaşmam gerekiyor , hemen dönerim , hem bakarsın gecenin ilerleyen saatlerinde seni de tanıştırırım demiş …
Elektrik
Bir gün öğrenciler sınav oluyorlarmış..Öğretmen bir öğrencisini kaldırarak ona şu soruyu sormuş:
-Oğlum söyle bakalım elektirik nelerden geçmez?
Çocuk şöyle cevap vermiş:
-Lastikten, camdan ve tahtadan.
-Başka?
Çocuk biraz düşündükten sonra:
-Birde yoksul mahallererden geçmez öğretmenim diye cevap vermiş.
Ümmed-i muhammed
Ali Mısır’da okuyan bir öğrenci..Sınavlar bitmiş ve yaz tatiline girecekler..Babası Ali’ye telefon eder ve sınavların nasıl geçtiğini sorar..Ali de bilmediği halde “çok iyi geçti” der ve bunu üzerine babası onu İstanbul’a işlerinde yardım etmesi için çağırır..Ali gidecektir İstanbul’a ve arkadaşına son olarak şöyle der; “Ahmet sen notlarımı öğrenirsin ve beni ararsın..Eğer telefona babam çıkarsa Muhammed’in Ali’ye selamı var dersin; ben anlarım bir tane zayıfım olduğunu.” Ahmet notları öğrenir ve arar..Telefona babası çıkar ve Ahmet şöyle der: – Amcacım Ali’ye söyle ona bütün Ümmed-i Muhammed’in selamı var…
Üniversiteli
Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci..tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş..Profesör kaşlarını çatarak..Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz demiş..Öğrenci cevap olarak..O zaman ben ucuyorum demiş
meyveli pasta
Çocuk, okuldan bir gözü şişmiş dönünce, annesi telaşlandı :
-Oğlum ne oldu gözüne?
-Arkadaşım Ahmet’le dövüştük.Ama merak etme bende yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi :
-Olmaz öyle şey! Dövüşmek iyi bişey değil yavrucum. Bak ben sana yarın güzel bir çukulatalı pasta yapayım .Arkadaşına da verirsin, barışırsınız.Güzel güzel de oynarsınız olur mu.
Çocuk :
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü.Annesi telaşla sordu :
-Yine ne oldu oğum ?
-Arkadaşım yaptı, sadece pastamı getirdin dedi Annene söyle yarın börekle birlikte yine pasta yapsın ama meyveli olsun dedi..
Sobanın Sırrı
Birgün bir antropolog, bir fizikçi, bir matematikçi, bir kimyacı bir de jeologdan oluşan grup bir bölgede araştırma yapmak için açık araziye çıkmışlar..Sonra bir anda yağmur başlamış ve bunlar ıslanıp hasta olmamak için yakınlarda bulunan bir dağ evine giderler..Evin sahibi onları odada oturtur ve sıcak bişeyler getirmek için evin mutfağına gider..Odada oturan grubun ilgisi bir anda sobaya çevrilir..Çünkü adamın sobası yerden yarım metre yüksekte ve altında da taşlar diziliymiş..Hepsi bunu tartışmaya başlamışlar..
Fizikçi : – Köylünün sobayı yarım metre yükseğe kurmasının nedeni Konveksiyon sayesinde odanın daha çabuk ısınmasını sağlamaktır..der..
Kimyacı : – Köylü, Aktivasyon enerjisini varsayarak sobayı daha çabuk yakmak için yarım metre yükseğe kurmuş..der..
Jeolog : – Köylü, bu bölgenin fay hattına yakınlığını bildiğinden bir deprem esnasında sobanın yere değil de taşların üzerine devrilmesini ve dolayısıyla yangını önlemeyi amaçladığını söyler..
Matematikçi : – Köylü odayı daha verimli ısıtmak için sobayı geometrik açıdan odanın tam ortasına kurmayı amaçlamış..der..
Antropolog : – Bu köylü eski dönemlerdeki ateşe tapmak dinine bağlı olduğundan ateşe saygı mahiyetinde bu sobayı yarım metre yukarda tutmuş..der..
Bu esnada Köylü içeri girer..Hepsi birden Sobayı neden yarım metre yukarıda kurduğunu sorarlar..Köylü gayet saf bir şekilde şöyle cevap verir :
- Boru Yetmedi
O Benim Karnem Değil
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür.. – Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..diye düşünür ve oğlunu çağırır..
- Getir bakayım şu karneyi..
- Al baba..
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler sıfır..
- Bir dediğini iki etmiyoruz..Pc dedin bilgisayar aldık..ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz..Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok..Ne bu notların hali, rezil şey..Çocuk :
- Baba..O benim karnem değil ki..senin kitaplarını karıştırıyordum..birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..der..
Öğrenci ve Profesör
Üniversite yemekhanesine giren bir üniversite öğrencisi yemekhanede tüm yerlerin dolu olduğunu sadece Profesörlerin oturduğu masada boş bir yer görür ve gider oraya oturur..
Profesör sinirli bir şekilde kaşlarını çatarak : – Öküzler ve kuşlar aynı masada oturmamalıdır..der
Öğrenci : – O zaman ben uçuyorum..der.. Profesör bu cevaba acayip sinirlenmiş..Sınavda öğrenciye fena takmış ve bu patavatsız öğrencinin sınavdan geçmemesi için elinden geleni yapmış..
Lakin sınavda öğrenci bütün soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış..Profesör öğrenciye :- Sana son bir soru soracağım..der..Soru Şu :
- Yolda yürürken iki paket buldugunu düşün..Bir Pakette zeka var diğerinde ise altın var..Hangi paketi seçersin ?
Üniversite öğrencisi :- Para olan paketi seçerdim..der
Profesör: – Ben zeka olan paketi seçerdim..
Üniversite öğrencisi :- Çok normal..Kimde ne eksikse onu seçer..
Profesör küplere binmiş..öğrencinin not defterini alıp içine *öküz* yazmış..Ögrenci nota bakmadan odadan çıkmış..Bir kaç dakika sonra öğrenci kapıyı çalmış ve : – Sayın profesör, imzanızı atmışsınız lakin notumu yazmayı unutmuşsunuz demiş..
Kısa Fıkralar
- Bir gün İngiliz, Fransız ve Temel aynı uçaga binmisler. Temel : – Yine mi siz lan, demis
:)
- Temel 60 katlı bir gökdelenden aşağıya düşmüş. 50-40-20-10-5-4-3-2 derken 1.kata geldiğinde aklından şu geçmiş : – Allahım sana şükürler olsun. Bu kata kadar ölmeden geldiysem zaten 1.kattan düşsemde ölmem
- Kaçan bir hırsızı yakalamak için bütün karadeniz emniyeti seferber olmuş. Hırsızın 2 profil 1 adette vesikalık resmi dağıtılmış. İki gün sonra Samsun emniyetinden mail gelmiş, “Hırsızlardan 2 tanesini yakaladık,1 tanesinide yakalamak üzereyiz”
- Çocuğun biri sürekli sınıfın penceresinden başını sarkıtarak derslere katılıyormuş..Öğretmeni bi gün sormuş..Evladım neden pencereden bakarak dersleri dinliyorsun demiş..Çocuk da Örtmenim ben okulu dışardan veriyorum demiş..
- Temel bir gün Fadimeye Bu gece evinde kimse olmayacağını söylemiş..Fadime Gece gitmiş zili çalmış çalmış kimse kapıyı açmamış..
Konuşkan
Öğretmen Öğrencilerinden Fırlama Orhan’ın Defterine Bir yazı yazar ve babasına göstermesini söyler..Yazıda “Oğlunuz Orhan çok konuşuyor” yazar..
Bu yazıyı okuyan baba cevap yazıp orhana hocasına göstermesini söyler..Cevapta şu yazar:
“O da bişey mi sen gel bir de annesini gör”


(Ortalama : 4,46, Toplam 59 oy)
(Ortalama : 3,86, Toplam 37 oy)
