Cübbe Fıkrası
AkÅŸam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus iÅŸareti yaparak tüfeÄŸini doÄŸrulttuÄŸu gibi ateÅŸler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateÅŸ ettikleri Hocanın cüppesi… “Hanım ucuz kurtulduk. Ya içinde ben olsaydım!” der.
Haspaya da yakışıyor
Hoca Nasreddin camide vaaz verir: – “Sakın ola karınız, kızınız süslenip püslenip açık saçık kıyafetlerle sokaÄŸa çıkmasınlar.” – Ama hoca senin kız hepsini de yapıyor”, diye biri itiraz eder. Hoca da: – “Ama haspaya da yakışıyor deÄŸil mi?”
Herkes Haklı
Kadılık yapmakta olan Hoca davalıyı dinler, “Haklısın!” der. Davacı hemen atılır ve olayı uzun uzun anlatır. Dikkatle dinleyen Hoca ona dönerek, “Sen de haklısın!” deyince, yardımcısı Hoca’ya, “Hocam ikisine de haklı dediniz, bunlardan biri haksız olmalı.” Hoca düşünür ve yardımcısına, “DoÄŸrusu sen de haklısın!” diye karşılık verir.
Allahın Peygamberi
Nasreddin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuÅŸ. Laf arasında Hazreti Isa’nin göğün dördüncü katında olduÄŸunu söylemiÅŸ. Vaazdan sonra, bir kadın Hoca’ya yanaÅŸmış: – “Hazreti Isa, orada ne yer, ne içer?”, demiÅŸ. Hoca’nın tepesi atmış: – “Ey hatun, köyünüze geleli ÅŸunca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiÄŸimi sormazsın da, Allah’ın peygamberini sorarsın!”
10 Yıl Öncesini Bilmem
Hoca’ya yaşını sorarlar, “Kırk” diye yanıtlar, “Tam kırk!” On sene sonra aynı soruyu yine “Kırk” diye yanıtlayınca, “E hocam, on yıl önce de kırk yaşında olduÄŸunu söylemiÅŸtin” demiÅŸler. Hoca hiç bozmadan, “Evladım, ne bileyim on sene öncesini!” diye yanıtlar.
Üçümüz Sığamadık
Nasreddin Hocanın bir gün karısı ölmüş. Bir ay sonra kocası ölmüş bir kadınla evlenmiÅŸ. EvlendiÄŸi kadın Hoca’ya sürekli eski kocasını anlatıyormuÅŸ. Yine bir gün yatakta kocasını anlatıyormuÅŸ. İşte “benim kocam şöyle yapardı, böyle yapardı”… Hoca sinirlenmiÅŸ ve kadına bir tekme atmış ve kadın yere düşmüş. Kadın sormuÅŸ “aman hoca niye attın beni?” Hocanın da cevabı hazır: – “Eee yatakta bir sen yatıyosun bir ben bir de eski kocan üçümüz sığamadık sen de düştün..”
Oruç Olayı
Bir Ramazan günü Nasreddin Hoca’nın gözleri susuzluktan afallamış. Dayanamayıp bir çeÅŸmeye çaktırmadan yanaÅŸmış. Tam suyunu içerken, bir köylü görmüş hocayı: – “Aman hoca, günah deÄŸil midir bu yaptığın!” – “Yıkıl karşımdan, Ramazan gider bir daha gelir, ama ben gidersem bir daha gelmem; ne günahı’”

