Halil ile Hamdi
Halil ve Hamdi isimlerinde iki genç profesör varmış.
Birgün araçtırma yapmak için dağa çıkmışlar.
Çadırlarına kurup uyumak için çadıra girmişler.
Bir süre sonra Hamdi sakin bir sesle seslenmiş :
- Halil gökyüzüne bak ve bana ne gördüğünü söyle.
- Yıldızlar çok net gözüküyor. Demek oluyor ki bulut yok
ve yarın hava güzel olacak. Bu bizim için iyi ve ayrıca yıldızlar
çok büyük ve parlak buda demek oluyor ki bu dağ en az 100 m.
Hamdi sinirli bir şekilde yanıt verir:
- Ulan Halil bırak şimdi bilimsel açıklama yapmayı.
Görmüyormusunun üzerimizden çadırı çalmışlar
Kraliçe Elizabeth
Temel Istanbul a gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyulmaktaymis. Merak edip sormus. Hemserum haçan habu top atislari neyin nesidur? diye. Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis. Aradan yarim saat geçmis ve top atislari halen sürmekteymis. Temel yine sormus bir baskasina Bu top atislari neyin nesidur hemşerum? diye. Ayni cevabi alinca söylenmis: Ula, yarim saattir bir kariyi vuramadular
)
Küçük Temel
Küçük Temel yumurta almak için bakkala gitmişti Bakkalın kendisine yine küçük yumurtaları seçip verdiğini görünce kızgınlıkla sordu:
-Neden bana hep küçük yumurta veriyorsun?
-Taşıması kolay olur da ondan dedi bakkal.
Temel yumurtaları alıp dükkandan çıkarken bakkal arkasından seslendi:
-Küçük sen eksik para verdin
Temel arkasına dönüp gülerek cevap verdi:
-Az para daha çabuk sayılır da ondan
)
Erzurum’ daki ilk ayna
Tarihte ilk kez Erzurum’a ayna gelmiş. Adamın birisi aynayı görüp eline almış.
Daha önce hiç kendini aynada görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini.
Adam:- ‘Ey gidi gardaşımmm.. Seni bi daha görmekte varmış !
“Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine.nasipte!” demiş.
Karısı bakmış eşi bir şeye sarılıp uyuyor.
Aynaya bakmış bir kadın! ‘Allah belaağı vireee, bu garı da kim?”
Bi boka da benzese’ diyerek feryat figan evden çıkmış, muhtara gitmiş.
Kadın:- Mığdar, benim herif beni bu çirkin garıyla aldatii.’
Muhtar aynaya bakmış. Sonra düşünceli düşünceli:
- ‘Yav bu garıdan çok gavata benziir’!
)
Uyanık Muhabir
Kaza yerinin etrafını polis kordonu ve meraklı bir kalabalık çevirmiştir. Gazetesine iyi bir haber yetiştirmek isteyen muhabir, çemberleri aşamayınca bir kurnazlık düşünerek seslenir:
-Yol verin! Yol verin! Ben kaza kurbanının oğluyum! Yol verirler, muhabir yaklaşır. Bir de bakar ki; arabanın önünde bir eşek cansız yatmaktadır.
Aldatan Kadın Fıkrası
Adamın biri işten eve gelmiş. Bir bakmış karısı başka bir adamla yatakta yatıyor. Hemen tabancasını almış
ve öteki adama:
- ‘Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi almalısın. Seni düelloya davet ediyorum’… Öteki adam hemen bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya gitmişler, kapıyı kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış;
- ‘Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş
gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği odur’… Böylece ikisi havaya bir el ateş
edip hemen kendilerini yere atmışlar… Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş… Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış…..:
- ‘Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü..!!!!’
Müslüman (cübbeli ahmet hoca’ nın fıkrası)
Adamın biri camiye elinde bıçakla girmiş. Aranızda müslüman var mı demiş? Herkes korkuyor tabi… 2 tane yaşlı amca korkarak biz müslümanız evladım demiş. Dışarı gelin demiş. Korka korka çıkmış bizim amcalar. Eleman amca demiş siz müslümansınız madem ben kurban kesmeyi bilmem şu koyunu benim için kesermisiniz demiş. Tamam demişler kesmişler aradan biraz zaman geçtikten sonra oğlum biz çok yorulduk. Sen git içerden başka birilerini bul demişler. Neyse adam bu sefer elinde kanlı bıçakla camiye dalmış aranızda başka müslüman olan var mı demiş. Bizim cemaat kanlı bıçağı görünce iyice korkmuş… Dönmüşler hep beraber imama bakıyorlarmış
İmam da cemaate dönmüş ne bakıyorsunuz lan, 2 rekat namaz kıldırdık diye hemen müslüman mı olduk demiş. (Cübbeli Hoca’ nın Anlattığı Fıkra)
Tilki Oruç Tutarsa
Tilki ormanda gezmektedir. Bir ağacın dalında asili bir geyik budu görür.
Açtır a…ma şüphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak.
Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.
Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi…
Tilkiye sorar ‘ne yapıyorsun dostum’
Tilki cevap verir ‘hiç… Yatıyorum’
-Burada bir but var
-Evet var
-Neden yemedin
Tilki sakince cevap verir;
‘BU GÜN ORUCUM’
Kurt kendinden emin;
‘Ben yiyeyim o zaman’
Tilki ‘Buyur afiyet olsun’ der.
Kurt buta uzanır uzanmaz bir patlama, ortalık toz duman, kurt yaralı, hareketsiz, 10 metre uzakta, perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye başlar.
Bunu gören kurt;
‘LAN SEREFSIZ HANI ORUCTUN’
Tilki pişkin pişkin;
‘Biraz önce top patladı duymadın mı ?
Temel’ den çukur fıkrası
Köyün birinde bir çukur varmış ve herkes bu çukura düşerek yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden Temel’ inde aralarında olduğu 3 kişi toplanmış. Birincisi:
-Çukurun yanında bir ambulans beklesin hastahaneye çabuk yetiştiririz. Demiş. İkincisi:
-Çukurun yanına bir hastahane yaptıralım düşenlerin hastahaneye yetişmesi zaman almaz demiş. Sıra Temele gelmiş:
-Sizde hiç akıl yok demiş: Bu çukuru kapatalım hastahanenin yanına bir çukur açalım demiş.
10tl param olsa
İki arkadaş sohbet ediyordur;
-Ülen arkadaş, 100 bin TL paran olsa ne yaparsın..?
-Yarısını sana veririm..!
-Peki 2 tane evin olsa..?
-Birini sana veririm..!
-Peki 2 araban olsa..?
-Biri senindir dostum..!
-Ya 10 TL paran olsa..?
- …!!
-Ülen arkadaş, 100 bin TL’nin yarısını verdin, evin birini verdin, arbanın birini verdin de 10 TL’nin yarısına mı kıyamadın..?
-Valla sağdıç, cebimde sadece 10 TL param var..!
Mahkeme Fıkrası
3 yahudi
Üç zengin yahudi kardeş annelerine doğum gününde birer hediye almaya karar vemiş…ler. Hediyelerini yolladıktan sonra aralarında sohbet etmeye başlamışlar. Birincisi demiş ki;
-’ Ben anneme kocaman bir ev aldım’. İkincisi
-’Ben bir limuzin aldım ve bir de şöför tutum.’ Üçüncüsü
-’ Benim hediyem hepinizinkinden güzel. Annemin Tevratı okumayı ne kadar sevdiğini ve gözlerinin iyi görmediği için artık eskisi gibi okuyamadığını biliyorsunuz. Ona bütün Tevratı ezbere bilen büyük kahverengi bir papağan gönderdim. Onu eğitmek için 12 Haham 12 yıl boyunca uğraşmış. Tevratı ezberletmişler. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca 1 milyon dolar bağışlayacağım. ama buna değer. Annem sadece bölümün adını söyleyecek ve papağan ona ezbere okuyacak.’ Öbür kardeşler biz niye bunu düşünemedik diye hayıflanmışlar ve kıskanmışlarsa da bir şey dememişler. Kısa bir süre sonra anneleri üçüne de birer teşekkür mektubu yazmış. Birinciye
-’ Abraham bu ev bana çok büyük geliyor. Tek bir odası yetiyor ama hepsini temizlemek zorunda kalıyorum.’ İkinciye
-’ Mişon yolculuk etmek için çok yaşlıyım arabayı hiç kullanmıyorum ve şöför çok kaba.
-’ Üçüncüye ‘Solomoncuğum annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensın. Herşeyin büyük maddi hediyeler olmadığını gösterdin. Gönderdiğin tavuk çok lezzetliydi. Teşekkür ederim!’:)

(Ortalama : 4,08, Toplam 52 oy)
(Ortalama : 4,33, Toplam 410 oy)
