Temel’ e sormuşlar
Temel’e sormuşlar :
- Diyelim ki bir çöldesin. O kadar çok susamışsın ki nerdeyse bayılıp düşeceksin. Aynı zamanda da altına yapmak üzeresin. Ama yakında çevresi kalabalık olan bir göl, bir kaç yüz metre ileride de ayrı yönlerde tuvalet ve çeşme var. Böyle bir durumda önce tuvalete mi, su içmeye mi gidersin? diye sormuşlar. Temel :
- Hiç pirinuda citmem. Atlarum cöle, hem içerum, hem işerum.
Yavaşla
Temel birgün arabayla gidiyormuş. Tabelada yavaşla 180 km yazısını görmüş. Gitmiş gitmiş diğer tabelada yavaşla 90 km yazıyormuş. Biraz daha gitmiş diğer tabelada yavaşla 20 km yazıyormuş. Biraz daha ilerlediğinde ise karşısına çıkan tabelada “Yavaşla’ ya hoşgeldiniz” yazıyormuş
Gönderen : Alper
Temel’ in popülaritesi
Temel italya”da Fiat fabrikasinda işçi olarak çalışmaktadır. o dönemin Sovyet lideri Kruscev resmi bir ziyaret icin italya”ya gelmistir. Programda Fiat tesislerini ziyarette vardır. Kruscev Fabrikanin tezgahları arasinda dolasirken Temel ile karşılaşır. Herkesin gözü önünde ””Vay Temel…”” diye sarilip kucaklaşırlar. Ayaküstü sohbet ederler.
Tüm protokol bu dostluktan dolayı büyük bir şaşkınlık yaşamaktadır. Konuk gittikten sonra patron Temel”i çağırıp, Krusçev”i nereden tanıdığını sorar. Temel ”Hiiç” der. ””Ben eskiden komünisttim.. . 1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova”ya göndermişti. Orada tanışmıştık.”” Olay unutulmuştur. Üç beş ay sonra bu kez Amerika başkanı Nixon gelmiş İtalya”ya. Yine aynı program ve fabrika ziyareti söz konusudur. Tezgahların arasında ””Vay Temel.Vay Nixon.”” muhabbeti yaşanır. İyice meraklanan patron ziyaretten sonra Temel”i yine çağırır. Soru da cevap da aynıdır; ””Bir ara Amerika”ya göç etmeye kalkıştım. New York”ta başım polisle belaya girdi. Bu Nixon o zaman çiçeği burnunda bir avukattı. Beni o savunmuştu..”” Devami »
Küçük Temel
Küçük Temel yumurta almak için bakkala gitmişti Bakkalın kendisine yine küçük yumurtaları seçip verdiğini görünce kızgınlıkla sordu:
-Neden bana hep küçük yumurta veriyorsun?
-Taşıması kolay olur da ondan dedi bakkal.
Temel yumurtaları alıp dükkandan çıkarken bakkal arkasından seslendi:
-Küçük sen eksik para verdin
Temel arkasına dönüp gülerek cevap verdi:
-Az para daha çabuk sayılır da ondan
)
Temel’ in baba vefat ederse
Temel’in babası vefat etmiş.
Cenazeye gelen aile dostu Temel’e sordu :
- Baban nasıl öldü Temel?
- 30.Kattan aşağıya düştü.
-Vah vah desene çok feci bir şekilde öldü…
- Yok yok öyle ölmedi… Tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi…
-Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman?
-Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına…
-Demek çatıya çarpıp öldü.
-Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti…
-Deme ya! Çarpıldı o zaman…
-Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı.
-200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık…
-Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye..
-Orada mı öldü?
-Yooo… Oradanda yine kasaba… En sonunda bunalan adam Temel’e bağırarak sordu;
-Nasıl öldü bu adam?
-Baktık durmuyor… Vurduk!
Temel ile Fadime
Temel ile Fadime yeni evlenmişler.
Temel her sabah dağın eteğindeki kasabaya inip gazete alıyormuş.
1 ay 2 ay 3 ay sonra Temel bu işten bıkmış.. Temel :
- “Bundan sonra gazetelerimi hergün sen alacaksın Fadime” demiş.
ve Fadime kabul etmiş.. 1 ay 2 ay 3 ay derken Fadime her sabah o kadar yol yürükmekten bıkmış ve düşünmüş ki bir gitmeye 7 tane gazete alayım. Her sabah birini vereyim demiş ve Temel’e her sabah birini vermiş..
7 ci gün Temel Fadimiye dönmüş ve
- “Fadime dünyada ne kadar çok salak adam var” demiş. “Aynı adam aynı ağaca aynı arabayla 7 gündür çarpıyo”
Temel ile Dursun avda
Temel ile Dursun bir kış günü ava çıkmışlar.
Yürürken Dursun’ un ayağı kayar ve başını yere çarpıp bayılır.
Temel hemen telefona sarılıp 112 acil servisi arar.
Telefonun diğer ucundaki bayana olan biteni anlatır
Temel- Biz arkadaşımızla ava çıktık ayagı kaydı ve düştü yerde hareketsiz yatıyor.
Bayan- Panik yapmayın beyfendi önce arkadşınız yaşıyormu yaşamıyormu ondan emin olalım der.
Temelden hiç bir ses yok bir muhtet sonra bir el silah sesi duyar bayan
dursun -tamam şimdi eminim yaşamıyor
Şampiyonluk Sevinci
Bir İtalyan, bir Rus, bir Fransız bir de bizim Temel şampiyonlar liginde karşılaşmışlar. Başlamışlar muhabbete.
İtalyan demiş ki: “Bizim ülkemizde şampiyon olan takım iki gün iki gece kutlamalar yapar.”
Rus demiş ki: “Bizim ülkemizde şampiyon olan takım iki tanker votka içerek kutlama yapar.”
Fransız demiş ki: “Bizim ülkemizde şampiyon olan takım 300 güzel kızla şampiyonluk kutlar.”
Bizim temel de demiş ki: ”Haçan bizum oraya şampiyon kim olursa olsun kutlamasini Fenerbahçe yapar.”
Temel acıkırsa
Temel yolda giderken karnının çok aç olduğunu hisseder. Köşenin bitiminde gördüğü bir dükkandan içeri girer.
- selamın aleyküm uşağım.
+ aleyküm selam buyur abi.
- ben bir karadeniz pidesi alacaktım da. yalnız burada yemiycem mümkünse sarıver. adam bir an durup sorar:
+ afedersin abi sen karadenizli misin? temel bu soruya sinirlenir:
- niyeki kardeşim? karadeniz pidesi yemek için illa karadenizli mi olmak gerekir? misal ben japon olmasam sushi yiyemeyecek miyim? ya da italyan olmazsam pizza vermeyecek misin? adam cevabı yapıştırır:
+ yok abi o yüzden söylemedim. burası nalbur.
Unakıtan Karadeniz’ de
Erdoğan tarafından merkez ilçe kongresine destek amacıyla Trabzon’a gönderilen Maliye Bakanı Unakıtan şehre girmek üzeredir. O sırada meydanda bisikletini parkeden biri yandaki kahveye girer. Az sonra bir polis kapıdan içeriye doğru bağırır:
- Kardeşim!!! Dışardaki bisiklet kiminse alsın… Maliye Bakanı Unakıtan gelecek.
Trabzon’lu içerden aynı ses tonuyla cevap! verir.
- Bi şey olmaz… Kilitledum.
Garson Temel
Garson Temel’ i lokantanın müşterilerinden biri yanına çağırıp, azarladı:
-Bana getirdiğin tavuğun bir bacağı diğerinden daha kısa. Bu ne rezalet? Temel, öfkeyle cevap verdi:
-Ben sana o tavuğu dans edesin diye değil, yiyesin diye getirdim!
Temel’ den çukur fıkrası
Köyün birinde bir çukur varmış ve herkes bu çukura düşerek yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden Temel’ inde aralarında olduğu 3 kişi toplanmış. Birincisi:
-Çukurun yanında bir ambulans beklesin hastahaneye çabuk yetiştiririz. Demiş. İkincisi:
-Çukurun yanına bir hastahane yaptıralım düşenlerin hastahaneye yetişmesi zaman almaz demiş. Sıra Temele gelmiş:
-Sizde hiç akıl yok demiş: Bu çukuru kapatalım hastahanenin yanına bir çukur açalım demiş.


(Ortalama : 4,31, Toplam 52 oy)
(Ortalama : 4,22, Toplam 55 oy)
