B*k Böceği
Fıkra : Adamın biri bir gün bahçesinde otururken b*ktan top yapan bir b*k böceğini görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş:
“Ey Allahım! her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın?”
Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış.Derdine kimseler çare bulamamış.
En sonunda bilge bir doktor ”Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiyeceksin” demiş. Devami »
Fransa başbakanı Bakırköy’ de
Fransa başbakanı iş gezisi için Türkiye’ dedir. Bazı kurumlara ziyaretlerde bulunurken yolu Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastahanesine düşer. Orada incelemelerde bulunurken akıl hastalarından birisiyle diyalog kurmaya çalışır ama bir türlü başaramaz. Hasta başbakanı sürekli terslemektedir. Fransa başbakanı dayanamaz ve :
- Sen benim kim olduğumu biliyormusun? Benimle böyle konuşamazsın!!! der. Akıl hastasının cevabı çok basittir :
- İlk zamanlar ben de kendimi senin gibi başbakan zannediyordum der : )
Yatağını Islatan Adam
Fıkra : Psikolog ile hastası arasında şu diyologlar geçiyormuş :
Hasta : – 38 yaşındayım ve hala uyurken yatağımı ıslatıyorum,lütfen bana yardım edin..
Doktor: – Üzülmeyin..Sorumlulukları kabullenememenizden ve gelişmemiş benlik isyanından kaynaklanıyor..Altınızı ıslatmamanınızı 2 yöntemle çözebiliriz..1.yöntem Psikanaliz yöntemi..Haftada 5 terapi alacaksınız benden ve saati 100 TL demiş doktor..
Hasta: – 2.yöntem nedir doktor bey ?
Doktor: – Bebek bezi..paketi 3 TL.: )
Elazığ akıl hastanesi
Fıkra gibi ama gerçek : )
Tarih : 1960 lı yıllarda bir gün.
Yer : Elazığ ruh ve sinir hastalıkları hastahanesi.
Olay : Nasıl olduysa 423 hasta, hastaneden kaçar ve Elazığ sokaklarına dağılır. Dönemin başhekimine danışırlar. Doktor bey ne yapalım? derler. Doktor, bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin der. Doktor önde, arkada 4-5 personel çıkarlar sokağa. Düüüüt, düüüttt diyerek trencilik oynayarak Elazığı dolaşırlar. Bütün deliler bu kuyruğa girerek vagon olurlar. Hastaneye geldiklerinde ise sayı 600 ü çoktan geçmiştir : )
Yoğun bakım
Adam yoğun bakımda yatmakta, ölümünü beklemektedir. Karısı başucunda sürekli ağlamaktadır. Adam kısık sesiyle karısına seslenir:
- Trafik kazası geçirdiğimde hep başucumdaydın, silahla vurulduğumda gözümü açınca yine ilk seni gördüm, iflas ettiğim günde yanımdaydın…. Kadın bütün bunları dinlerken, taktir edilmenin verdiği gururuda yaşamaktadır. Bu sırada adam ekler :
- Ne kadar uğursuz bir kadın çıktın sen : )
Deli fıkrası
Fıkra : Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister. Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın. Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu. Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar. Deli:
-Ya bardağı çekersen : ))
Kekeme okulu
Kekemenin bir tanesi Ankara’ da bir kekeme okulunu arıyormuş. Bir türlü bulamayınca bir bakkala girip sormuş :
- Kakakakarrrdeeeşşş bububuralalalalarda bibibir kekekekekeme okukukukukulu varvarvarmış. Nenenenerede?
- Kardeş okulun nerede olduğunu bilmiyorum ama senin zaten kekeme okuluna ihtiyacın yok, gayet iyi kekeliyorsun demiş : )
Akıl hastahanesi
Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce,
iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar.
Bekçi, onların ayak seslerini işitmişti. Sordu; “Kim o?”
İçlerinden biri kedi gibi miyavladı.
Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki
delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı.
Bekçi geri dönüp yine seslendi: “Kim var orada?”
İkinci deli cevap verdi; ” Bir kedi daha.”
Kötü haber
Doktor hastasına aylar süren tahlillerin sonuçlarını açıklamaktadır.
-Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var… Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış. Adam yıkılır ve doktora dönüp :
- “Hayır olamaz! Fakat, fakat bundan daha kötü ne olabilir? Doktorun yanıtı kısa olur :
-Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum…
Doktor ile avukat
Bir gün avukat ile doktor kaza yapmışlar. Aracından inen avukat doktorun arabasının yanına giderek, geçmiş olsun bir şeyin var mı demiş. Doktor :
- Önemli bir şeyim yok, ufak tefek sıyrıklar var demiş. Avukat arabadan bir içki çıkarmış ve doktora:
- Çek bir fırt rahatlarsın, Doktor:
- Sağol, demiş ve biraz içtikten sonra:
- Sen de alsana, demiş. Avukat:
- Yok ben polisler geldikten sonra alacağım
Otobüs
Tımarhanede delilere test yapıyorlarmış. Duvara büyük bi otobüs çizmişler delilere de “buyrun binin otobüs kalkıyo” demişler. Delilerin hepsi akın etmiş otobüse binicem diyen duvara çarpıp düşmüş. En son bi deli kalmış onda bi hareketlilik yokmuş doktorla akıllandığını düşünerek sormuş:
“sen niye binmiyosn” diye. Deli:
“Otobüs doldu da o yüzden”
Deli ile doktor
Doktor,akıl hastasına sorar:
-Bir kulağını kessem ne olur?
-Canım yanar.
-Ya iki kulağını kessem ne olur?
-O zaman iyi göremem.
-Peki ama niçin?
-Niçini varmı canım, iki kulağımı da kesersen gözlüğümü nereye takacağım?

(Ortalama : 4,23, Toplam 208 oy)
(Ortalama : 4,26, Toplam 103 oy)
