Tavşan fıkrası
Temel ava çıkmış. Akşama kadar hiçbir şey vuramayınca eve boş gitmemek için kasaptan bir tavşan almış. Eve geldiğinde tavşanı gören Fadime :
- Ula bu soyulmuş tavşanı nasil vurdun daa!! deyince, Temel :
- Ormanda başka bir tavşanla sevişirken yakaladım, giyinmeye firsati olmadiii
Ayı Neden Düştü
Avcı adam başından geçenleri şöyle anlatıyormuş.. -Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı? Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya..Lakin Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor. Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim..O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü… Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım. Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde… Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak. Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü. Talih bana gülüyor! Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım. Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti. Yine nefesi ensemde…şansa bakın…Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?
Macerayı dinleyenlerden biri dayanamamış :
-Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!… Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.
Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :
-Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun ?
Ayı bu
Bir avcı, evine gelen misafirlerine eski bir ayı
postunu göstererek der ki: “Bu ayıyı Bolu ormanlarında
vurmuştum.” Misafirlerden biri, bu palavraya inanmayıp
sorar: “Nasıl olur? Bu kutup ayısıdır..Bolu’da bulunmaz.”
Avcı gülümseyerek cevap verir:”Kardeşim ayı bu..Buranın kutup olmadığını, Bolu ormanları olduğunu nereden bilsin?”

(Ortalama : 4,35, Toplam 184 oy)
(Ortalama : 3,81, Toplam 16 oy)
