Dağ Yürümezse Abdal Yürür
Nasreddin Hocaya yapılan sataşmalar tükenip bitmez. Akşehirliler bir gün Hoca’ya takılır ve sorarlar: – “Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?” Hoca’nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar: – “Her halde öyle olmalı.” – “Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin göster bir mucize de görelim!” Hoca: – “Pekala şimdi size bir numara yapalım” der.. Karşısında durmakta olan çınar ağacına; – “Ey ulu çınar çabuk yanıma gel!” der. Tabii ne gelen ağaç var ne giden. Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır. Akşehirliler: – “Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin!” diye gülünce Hoca: – “Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür”, der..
Kırk Yıllık Sirke
Bir Arkadaşı Nasrettin Hoca‘ya sormuş : – Hocam sizde kırk yıllık sirke varmış.. Nasreddin Hoca da : – Var demiş..Arkadaşı : – Biraz versene ilaç yapacağım demiş..
Nasrettin Hoca :
- Her isteyene verseydim o sirke kırk yıl durur muydu sence? demiş..
Şeytan Zıkkımın Kökünü Yer
Nasrettin Hoca o aralar nakite çok sıkışmıştır..Vatandaşın biri gelip Nasreddin Hoca‘ya: -Şeytan nerede yaşar ? diye sormuş..Hoca cevabı bilmez ama vatandaşı yanıtsız bırakmamak için soruyu cevap verir..Adam giderek Nasreddin Hoca’yı soru yağmuruna tutmuş ve sonunda Hoca’ya: – Hocam peki şeytan ne yer ? diye sorar..Hoca da: -eğer benim gibi parası yoksa zıkkımın kökünü yer..! demiş..:)


(Ortalama : 4,33, Toplam 6 oy)

