Osuruk
Bir uçakta alman ingiliz ve türk yolculuk ediyorlarmış . Alman kendi memleketinin üstünden geçerken aşağıya bir elma atar . Elma bir çocuğun kafasına düşer ve çocuk başlar ağlamaya . Neden ağlıyorsun diye sorduklarında yukardan ayının biri elma attı kafama düştü der . İngiliz de kendi memleketinin üzerinden geçerken bir ayva atar ve başına isabet eden çocuk ağlamaya başlar . Sorduklarında yukardan öküzün biri ayva attı başıma geldi der . Sıra Türkiyenin üstünden geçerken bomba atarlar bombanın düştüğü apartmanın önündeki çocuk başlar gülmeye . Sorarlar niye gülüyorsun diye ,çocuk bir osurdum apartman yıkıldı der …
Çinli ile Doktor Temel
Çinlinin biri iş için Türkiyeye gelir . Yanında da tercümanı vardır . Kalacakları otele giderken yolda kaza geçirirler ve tercüman ölür , çinli işadamı ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılır . Aradan biraz zaman geçer ve adam kefeni yırtmıştır . Doktor Temel de kontrol için çinlinin odasına gider çinliye yaklaşır ve yanındaki raporları alıp okumaya başlar . Bu sırada çinli çhan çhin çhun der . Temel anlamaz ve tekrar etmesini ister , çinli biraz daha bitkin bir ses tonuyla çhan çhin çhun der . Ama doktor Temel yine bişey anlamaz lütfen ne demek istediğinizi anlayamadım tekrarlar mısınız der . Çinli son bir gayret çhan çhin çhun der ve ölür . Temel bunun üzerine çinliler akıllı adamlardır sanırım öleceğini anladı ve bana parasını sakladığı yeri söyledi der ve hemen bir tercüman bularak çinlinin kendisine söylediğini tekrar eder . Tercuman türkçeye çevirir : – nefes borusunun üzerine basıyorsun nefes alamıyorum …
Anneye Değil
İlk doğumunu yaptıran stajyer doktor yanındaki hocasına dönerek sorar . Nasıl buldunuz hocam yaptırdığım doğumu . Hoca : gayet başarılıydı yanlız bebek doğunca annenin kıçına değil bebeğin kıçına şaplak atılır …
Yiyemiyom Dohtur Bey
Verdiğin perhize budur gayratım,
Bundan başka uyameyom dohtur bey!
Üç sepet yumurta sabah kahvaltım,
Teker teker sayameyom dohtur bey!
İki leğen pilav bir yayık ayran,
İster yağlı olsun isterse yavan,
Yanına kesiyom beş kilo sovan,
Yeyom yeyom doyameyom dohtur bey!
Üç tencere bamya yerim ben şinci,
Yirmi tas su içip biraz koşinci,
Her yanım sökülür karnım şişinci,
Sağlam göynek giyemeyom dohtur bey!
Şinciye acımdan çoktan ölürdüm,
Sağolsun komşular gönderir dürüm,
Bir guzudan çok yiyemem, var sözüm,
Ayıp olur cayameyom dohtur bey!
Bazı az geliyo beş kasa hurma,
Yedi lahanadan yapıyoz sarma,
Onuda mı yedin diye hiç sorma,
Utanıyom deyemeyom dohtur bey!
Günde iki çuval unum gidiyo,
Avradım her sabah ekmek ediyo,
Bir gazen fasilye gönül ye deyo,
Artırmaya gıyameyom dohtur bey!
Senede gırk dönüm bostan ekerim,
Benden başka kimse yemesin derim,
Gavunu, garpuzu gabuklu yerim,
Aceleden soyameyom dohtur bey!
Bilmem bu işin sonu nereye gider,
Buyumuş gısmetim, buyumuş gader,
Bir günde yediğim işte bu gader,
Daha fazla yiyemeyom dohtur bey
Olay Ciddi
Mahalledeki iki afacan kardeş yaramazlıklarıyla tüm mahalleyi bıktırmışlardı . Kırılan camların , çizilen duvarların , kuyruğuna teneke bağlanan kedilerin hep suçu bu iki afacan kardeşten bilinirdi . Artık anne ve babasının canına tak demişti bu durum ve birgün papaza giderek herşeyi anlattılar . Papazda bana gönderin bakayım birde ben konuşayım demiş . Çocuklar getirilmiş ve papazla başbaşa bırakılmış . Papaz büyük olanını yanına çağırmış ve sormuş ; söyle bakalım evladım Tanrı nerde , çocukta ses yok … Papaz sorusunu yinelemeiş söylesene evladım Tanrı nerde , çocukta çıt yok … Papaz dayanamamış ve bağırmış söylesene evladım nerde diyorum cevap verseneee . Çocuk aniden fırlayıp diğer kardeşinin yanına koşar yürü çabuk koş eve gidiyoruz der . İki kardeş eve gelir ve saklanırlar ama küçük çocuk olan biteni anlamaya çalışmaktadır . abisine sorar kimden , neden kaçıyoruz . Abi cevaplar oğlum bu kez durum ciddi Tanrı kaybolmuş bizden biliyorlar …
Vicdanın Sesi
Doktor Hans hastasıyla ateşli bir seks yaptıktan sonra oturup düşünmüş . Keşke yapmasaydım demiş. Sonra da ama olsun bütün doktorlar hayatlarında bir kez de olsa hastalarıyla yatmıştır der ve kendini avutmaya çalışır . O anda vicdanının sesi duyulur ama Hans sen bir veterinersin …
Gencin Dramı
Birgün bir genç yanında bir kızla eve gelir ve işte evleneceğim kız diyerek ailesini tanıştırır . Neyse kahveler içilir koyu bir sohbet başlar : Sonra bir ara baba oğlunun kulağına usulca bak oğlum annen beni yatakta hiç mutlu edemedi bu yüzden onlarca kadınla beraber oldum işte bu kızda o beraberliklerin birinden olma yani siz kardeşsiniz demiş . Genç yıkılmış üzülmüş ama yapacak bişey yok . Bir zaman sonra başka bir kızla gelmiş eve ve yine tanıştırmış baba bakmış ki bu kızda bi başka beraberlikten olma oğlunu çekmiş kenara ve yine aynı sözler siz kardeşsiniz evlenemezsiniz . Artık genç öfkelenmiştir ve annesinin yanına giderek ona herşeyi anlatır . Annesi gülerek sen babanın sözlerini kafana takma oğlum zaten gerçek baban değil demiş …
Otomatik Lamba
Hamdi gece yarısı zil zurna sarhoş eve geldi . Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra yatak odasına girdi ve uyumakta olan karısını uayndırarak sen ne mükemmel bir kadınsın yaw bi tanesin der . Jadın uykulu şaşkın bir şekilde ne oldu gene der . Hamdi tuvalete otomatik lamba yaptırmışsın harika olmuş der . Kadın daha çok şaşırarak ne otomatiği ne lambası diye sorar . Hamdi ne bileyim valla tuvaletin kapısını açınca yanıyor kapatınca sönüyor lambası demiş. Kadın öfkeyle yattığı yerden fırlayıp Allah belanı versin hamdi yine mi buzdolabına işedin der …
Karne
Karne günüydü . Küçük oğlan okuldan eve gelince annesi sordu oğlum karnen nerde . Oğlan tüm haşarılığıyla cevaplar arkadaşıma verdim babasını korkutacak …
Nasıl Öldü
Temelin babası vefat eder ve cenazeye gelen eski dostlardan biri başın sağolsun temel nasıl öldü yahu diye sorar . Temel 15. kattan aşağı düştü der . Adam yapma yaa demek 15. kattan yere çakılarak öldü , Temel yok der tam yere düşecekken manavın tentesine çarptı tekrar havalandı der . Adam desene daha yüksekten çakılarak öldü . Yok der Temel tam olarak öyle ölmedi , tenteden yükselince karşı binanın çatısına gitti der . Adam anladım çatıya çarparak öldü der , Temel yine yok tam olarak öyle ölmedi der ve devam eder karşı binanın çatısından yuvarlandı ve alttaki kasabın tentesine çarptı der . Tenteden tekrar havalanınca elektrik tellerine çarptı der , adam şimdi anladım elektriğe çarpıldı normal olarak öldü der . Temel yine yok öyle ölmedi deyince adam sinirlenir yahu bu adam nasıl öldü diye bağırır . Temel gayet sakin bir şekilde baktık ordan oraya duracağı yok furduk oni der …
Kısaca Kevser
İmam Hatip Lisesinde teftiş yapan bir müfettiş sınıflardan birine girer ve bir öğrenciyi kaldırarak sorar adın ne evladım , Fatih der öğrenci . Müfettiş peki fatih bize fatiha süresini okur musun demiş , çocuk okumuş ve bitirmiş . Sonra müfettiş başka bir öğrenciyi kaldırarak sormuş senin adın ne evladım çocuk adım yasin efendim ama arkadaşlar bana kısaca kevser der …
Köleler
Ramazanda cemaat toplanmış teravih namazı kılınıyordu . Ufaklığın tekide annesinin peşine takılmış gelmiş . Namaz kılınırken sessiz sessiz olanları izliyen çocuğun hayal gücünü ortaya koyan şu cümleler dökülüyor ağzından : yatın köleler kalkın köleler yatın köleler kalkın köleler .. Tabi gülmekten cemaat uzun süre secdeden kalkamadı ..

(Ortalama : 4,63, Toplam 27 oy)
(Ortalama : 4,10, Toplam 29 oy)
