Sıraya geç
Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi farkeder; önde giden köpekli bir adam, arkasında iki tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam..Tuhafına gider..Kafilenin başındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar: – “Beyefendi, bu acılı gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?” Adam yanıtlar: – “Öndeki karım arkadaki de kayınvalidem.” – “Vah vah; başınız sağolsun. Nasıl oldu?” – “Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş..Kayınvalidem de karıma yardıma gelmiş onu da öldürmüş.” Adam biraz düşündükten sonra sorar: – “Beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim?” – ” O zaman sıraya geç…”
Kayınvalide
Adamın birinin evinde yangın çıkmış..Komşuları yardıma koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş.. İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarda beklemesini söylemiş..Dalmış tekrar duman ve ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya..Sonra karısını, sonra köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış..Onu seyreden komşularından biri sormuş: – Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?” diye. – “Kayinvalidem içeride!” demiş adam; “arada bir içeri girip dışarı çıkmasına engel oluyorum!”.
Temel ile Maymun
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş..Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş..Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş..Beklenen gün gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış..Atmosfer aşıldıktan sonra Temel’in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş..Maymunun görevleri: “Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek…” diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : “Maymunu iyi besle!”
Ümmed-i muhammed
Ali Mısır’da okuyan bir öğrenci..Sınavlar bitmiş ve yaz tatiline girecekler..Babası Ali’ye telefon eder ve sınavların nasıl geçtiğini sorar..Ali de bilmediği halde “çok iyi geçti” der ve bunu üzerine babası onu İstanbul’a işlerinde yardım etmesi için çağırır..Ali gidecektir İstanbul’a ve arkadaşına son olarak şöyle der; “Ahmet sen notlarımı öğrenirsin ve beni ararsın..Eğer telefona babam çıkarsa Muhammed’in Ali’ye selamı var dersin; ben anlarım bir tane zayıfım olduğunu.” Ahmet notları öğrenir ve arar..Telefona babası çıkar ve Ahmet şöyle der: – Amcacım Ali’ye söyle ona bütün Ümmed-i Muhammed’in selamı var…
Enayi
Bir yığın sebze yüklenmiş el arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya çabalayan manav çırağına acıdı, yardım etti..Güç bela yokuşun başına geldiler..Geniş bir soluk alarak sordu:
- Oğlum, tek başına bu kadar yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin mi?
- Söyledim ama…
- Öyleyse niye taşıttı?
- “Sana yardım edecek bir enayi bulunur” dedi.
Foto
Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti..Gazetesine,iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen uyanık foto muhabiri çemberleri aşamayınca “Yol verin.. Yol verin.. Ben kaza kurbanının oğluyum” diye bağırmağa başladı..Kenara çekilip yol verdiler.. Foto muhabiri yaklaştı..Arabanın önünde bir eşek yatıyordu.
)))
Denizaltı
Temel askerligini bahriyede denizalti eri olarak yaptigini anlatmaktadir.
- “Bu tenüzalti tetugun da nedür, diye sorarlar.”
- “Ha bizim takalarin denizin altinda gidenidur.
Kapaklarini kapatayyi, batayyi, tüşman cörünce kapaklarini acayyi, mermilerini arayyi.”
- “Hacan o tedugun olur mi? Kapaklarini acar da o takaya su cirmez mi?”
- “Hacan sen tenüze cirmedun mi?”
- “Cirdum.”
- “Hic sicmadin mi?”
- “Sictiim.”
- “Icine su kacayi mi, da..Işte pu prensiple calişayi.”
Bizimki
Dul bir adamla dul bir kadın evlenirler..Bunların önceki evliliklerinden birer çocuğu vardır..Evlendikten sonra bir çocukları olur..Çocuklar bir gün bahçede oynarlarken kavgaya tutuşurlar..Evin penceresinden durumu farkeden hanım eşine bağırır.
- Bey çabuk gel, çocuklar kavga ediyor.
Adam seslenmiş:
- Kimle kim kavga ediyor?
Kadın cevap vermiş:
- Seninki ile benimki bir olmuş bizimkini dövüyorlar.
Kaşıntı
Adam melon şapkasının üzerinden kafasının
kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve yanına
giderek:
- Afedersiniz, siz Laz mısınız?
- Evet, neden sordun?
- Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya
çalışıyordunuz da.
- Ne olmuş yanii..Sen popon kaşınınca pantalonunu
mu çıkarıyorsun ?
Güzin Abla
Canım Ablacığım ;
Haluk’la birbirimizi görür görmez aşık olduk… Haluk hem yakışıklı bir cocuk hem de kırmızı BMW’si var..Beni ailesiyle tanıştırmak için evine götürdü..Fakat evde kimsecikler yoktu..Bana :
- Şimdi gelirler, beklerken birer bardak kola içelim dedi. Haluk kendi kolasını içer içmez uyumaya başladı..O kadar itip kaktım ama uyanmadı..Ablacığım; Sevdigim erkek acaba hasta falan mı? Evlenmem de bir mani var mı?
Rumuz:Bedriye
Güzin ablanın cevabı:
- Benim Sevgili Yavrum, Anan seni Kadir gecesi doğurmuş….
Aldatma
Uluslararası ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog, dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlara bir soru sormus.
- Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız???
Soruya ülkelere göre verilen yanıtlarsa şöyle olmuş:
İsveçli : Neyimi beğenmediğini sorarım.
Rus : Evi terk ederim.
Fransız : Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
İtalyan : Kadını vururum.
İspanyol: Kocamı vururum.
Yunanlı : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!
Penguen
İki Karadenizli, buldukları bir penguenin boynuna tasma takmış, gezdiriyorlarmış..Bunu gören adamın biri:
-Zavallı hayvanı tasma ile gezdireceğinize, onu bir hayvanat bahçesine götürsenize, demiş.
Aynı adam bir saat sonra onları yeniden penguenle görünce sormuş:
-Hani hayvanat bahçesine götürecektiniz?
-Götürdük, şimdi da sinemaya götürüyoruz.

(Ortalama : 4,33, Toplam 9 oy)

